Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2014 Cuma

Yapabilirim!!!

Daha önceden de yazmıştım, zayıflamak istiyor ama zayıflayamıyorum diye. Bu durum bende zaman zaman patlama yapıyor. Şu anda yine aynı dönemdeyim. Sabah öğlen güzel bir şekilde öğünlerimi tamamlıyor akşamları sadece meyve yiyordum. Bu şekilde güzel güzel verirken, bir gün arkadaşım bana kalmaya geldi ve akşam yemeği yedim. Yemez olaydım, ertesi gün 1,8 kg almıştım. Yeter be dedim bu böyle mi gidecek hep. Defalarca yaptığım diyetisyen kontrollü diyetler, spor salonunda çalışmalarda fayda etmedi. Ters giden ne bilmiyorum hala. 

Ama yapmam gerekin doğru bir beslenme ve spor olduğunu biliyorum. Bıraktığım zaman yine kilo alacağımı bilsem de başlama kararı aldım. Cumartesi günü kurstan çıkışta bir spor salonuna kayıt olamaya gidiyorum inşallah. Yaza kadar zayıflamam lazım, düğünler var ve bu sefer o "düğünde ki şişman kız" olmak istemiyorum. Umarım yapabilirim...

Bu arada kendime yeni bir hobi edindim. Malum, bloglarda bu aralar çok sık gördüğümüz cam boyama uğraşına takıldım. Evde bir kaç uygun kavanoz ve reçellik buldum şimdi onları boyuyorum. Çok zor bir olay değil, uygulaması çok kolay  ve zevkli. İnternette hazırları satılıyor ama çok pahalı bunlar. Resimdeki reçellik için 30 TL istiyorlar. Boyası 5 tl, süslemeside evdeki peçetelerden. 5 TL, lik boya ile 4-5 kavanoz boyayabiliyorsunuz. 


Çok mükemmel değil ama kötüde olmadı sanırım ilk denemem. Daha iyilerini de yapabilirim ;) 



1 Ocak 2014 Çarşamba

Neler Yaşamışım

Blog yazmak disiplin isteyen bir işmiş. Bende olmadığını anladım. Blogger olmak isteyen insan hiç ara verir mi bu kadar. Neyse yaptık bir hata. Bu arada yaptıklarımdan bahsedeyim kısaca.

İş yerim taşındığı için yoğun bir gündem vardı şirkette 15 gündür. Yeni binaya alınan ekipmanlar ve yazılımlarla ilgili eğitimler, seminerler derken birde açık öğretim sınavları için ders çalışma telaşesi. Hiç bu kadar eğitilmemiştim öğrenim hayatım boyunca. 

Bu aralar çok fazla doğum günü kutlaması vardı. Arkadaşlar, akrabalar.... Hepsine hediye almak çok zordu. Maddi manevi zor bir olay hediye almak. Aslında almayı da vermeyi de çok severim ama sıkıntılı bir iş aslında. Beğenecek mi, ona uygun mu, fiyatı çok olmasın derken zor verilen kararlar. Yeni yıl hediyeside üstüne tuz biber oldu yani. Bu süreci atlattık ve yeni yıldayız artık. Umarım vatanımıza milletimize hayırlı uğurlu gelir 2014. 

Çok yakın bir arkadaşım ingilicesini geliştirmek için İngiltere'ye 6 aylığına gitmişti. Çok şükür döndü ve hasretliğimiz bitti. Orada yaşadıklarını dinliyoruz şimdi hergün. O kadar değişik bir tecrübe edinmiş ki heveslenmedim desem yalan olur. Farklı bir kültürde, yabancı bir ortamda, aynı dili paylaşmadığın insanlarla yaşayacağın altı ay. Çok heyecan verici değil mi? Bunun yanında sana getireceği artılar. Döner dönmez CV sini İngilizce olarak güncelledi ve yayınladığı anda 3 şirketten aradılar. Tabiki sadece dil olayı değil, CV de yazan becerileri doğrultusunda aranıyor. Umarım herşey gönlüne göre olur. 

Diyetim devam ediyor ama çok sıkı bir diyet yapmıyorum tabi. Acıktıkça yemeye çalışıyorum. Az ve öz olarak. Ama çok ise yaradığını söyleyemem. Şu an 90 kiloyum ve bu sanırım benim ideal kilom. Ne 100 gr yukarı ne aşağı iniyorum. Bıktım artık vallahi. Dizimde problem olduğu için sporda yapamıyorum. Halim duman anlayacağınız. 

Bu arada aldığım bir kozmetik ürün var. Loreal Perfect Match kapatıcı. Çok memnunum gerçekten. Göz altı için kullanıyorum, hiç bir kalıntı iz bırakmıyor. Tavsiye ederim. 


Umarım en kısa zamanda yine birşeyler yazabilirim. Kimse okuyacakmı bu yazıyı bilmiyorum, okuduysanız çok teşekkür ederim. Çok garip bir şey bu. Benim yazdıklarımı birisinin okuması yani. Aynı satırlarda göz gezdiriyoruz. Farklı yerlerde, farklı yaşamlarda. 
Sevgiyle kalın...

11 Kasım 2013 Pazartesi

Zayıf mı Olmalıyız?


Diyet yapmak tam bir kabustur. Bilenler bilir zaten. Benim gibi ömrünün büyük kısmını diyet yapmakla geçirenler hep mutsuzdur. Çünkü diyete mecbur olanlar tabiiki yemek yemeyi seven insanlardır. Hastalık sebebi hariç. Benim ailemden gelen bir sorun olsada bu, nedense günün birinde zayıflayacak ve bir daha asla kilo almayacakmışım gibi umutla başlarım diyete. Tabi herkes gibi pazartesi başlayıp salı biten denemelerim çok oldu. 






Yıllarca diyetisyenlerle, spor salonlarıyla verdiğim kilolar hep kalıcı olacak gibi geldi. Derler ya, iki sene boyunca kilonu korursan bir daha almazsin. Koca bir yalan. 3 sene koruma programından sonra benimde artık normal hayata dönme ve canımın istediğini yeme zamanım gelmişti. Ufaktan başladım canım ne istiyorsa arada arada yemeye. İnanın, abartarak yapmadım. Ama canımın istedikleri kalorili yiyeceklerdi. Ve 4 senelik uğraşım sonunda verdiğim kilolar tekrar geri döndüler. Metabolizmam yavaşmış, ailemden gelen genlerle alakalıymış bunlar benim için anlam ifade etmiyorlar. 

Bende istediğimi yiyerek istediğim kıyafeti giyebilmek istiyorum. Evet imkansız birşey istiyorum. Ama bıktım usandım artık. Hiçbir zaman zayıf birisi olamayacağım biliyorum. 


Bu zayıf olma takıntısıda nedir onuda bilmiyorum. Kim diyor ki kadın zayıf olmalı? Kim yapiyor güzel kıyafetleri 42 bedene kadar? Neden güzel olan bütün yiyecekler kilo yapar? Kilolu olunca neden mutsuz oluruz? Güzellik yargılarını kırmak adına girişim yapan kadınlar, neden hep kendini kandırır? 

İki haftalık diyet sonucu verdiğim 2 kiloyu, hafta sonu yediğim 2 tabak kısır sayesinde aldım. Şimdi düşünüyorum, boşa kürek çekiyorum.